
Yurt dışına satış kararı verildiğinde ilk akla gelen iş genellikle çeviridir: Ürün açıklamaları bir çevirmene gönderilir, dönen metinler siteye yerleştirilir ve mağaza “çok dilli” olur. İlk hafta her şey yolunda görünür. Sonra yeni ürünler eklenir, fiyat ve kampanya metinleri değişir, bir filtre adı iki dilde iki farklı şekilde yazılır, sipariş e-postası hâlâ Türkçe gider. Mağaza birkaç dilde açılmıştır ama içerik bir süreç olarak kurulmadığı için her dil yavaş yavaş birbirinden kopar.
Bu yazıda çok dilli bir mağazada içeriği tek seferlik bir çeviri işi olarak değil, yaşayan bir düzen olarak ele alıyoruz: neyin çevrileceği, kimin hazırlayacağı, ürün verisinin nasıl kurulacağı ve dillerin zaman içinde nasıl aynı hizada tutulacağı.
Çeviri neden tek başına yetmez?
Çeviri bir metni başka bir dile aktarır; yerelleştirme ise o metnin hedef pazardaki müşteriye aynı işi yapmasını sağlar. Türkçede güçlü duran bir ürün cümlesi başka bir dilde abartılı, eksik ya da tuhaf okunabilir. Bir pazarda fiyat avantajı öne çıkarılırken bir başkasında malzeme kalitesi, sertifika ya da teslimat güvenilirliği daha çok ilgi görür. Kelimeleri doğru aktarmak gereklidir, ama müşteriyi ikna eden şey vurgunun doğru yerde olmasıdır.
Bunun yanında mağazada metin olarak görünmeyen ama müşterinin karşısına çıkan pek çok içerik vardır: düğmeler, uyarılar, form hataları, sepet ve ödeme adımları, otomatik e-postalar. Bunlar unutulduğunda müşteri sitenin yarısını kendi dilinde, yarısını Türkçe görür ve güveni tam da satın alma anında zedelenir.
Önce envanter: Mağazada neler çevrilecek?
İşe bir içerik envanteriyle başlamak, kapsamı netleştirir ve sonradan çıkan sürprizleri azaltır. Aşağıdaki tablo tipik bir mağazanın içerik türlerini ve her birinin nasıl bir iş yükü getirdiğini özetliyor:
| İçerik | Ne sıklıkla değişir? | Dikkat |
|---|---|---|
| Ürün adı ve açıklaması | Sık | Yeni ürünle birlikte |
| Kategori ve filtreler | Seyrek | Tutarlı terim |
| Arayüz metinleri | Seyrek | Eksiksiz olmalı |
| Sipariş e-postaları | Seyrek | Sık unutulur |
| Kampanya metinleri | Çok sık | Pazara özel |
| Yasal sayfalar | Seyrek | Uzman kontrolü |
Bu liste aynı zamanda önceliği belirler. Arayüz metinleri ve e-postalar bir kez düzgün hazırlandığında uzun süre değişmez; ürün içerikleri ise sürekli akan bir iştir ve kendi düzenini ister.
Terim sözlüğü ve marka sesi
Birden fazla kişinin çevirdiği ya da zaman içinde farklı kişilerin eklediği içerikte aynı kavram farklı kelimelerle yazılmaya başlar. Bir yerde “kumaş”, bir yerde “malzeme”, bir başka yerde “doku” denen şey müşterinin gözünde üç ayrı özellik gibi görünür; filtrelerde de dağınık bir tablo oluşur.
Basit bir terim sözlüğü bu dağınıklığı önler. İçinde şunlar olması yeterlidir:
- Ürün gruplarınızın ve temel özelliklerin her dildeki tek karşılığı,
- Çevrilmeyecek kelimeler: marka adı, ürün serisi adları, model kodları,
- Hitap biçimi: resmi mi, samimi mi; müşteriye nasıl seslenileceği,
- Ölçü, beden ve renk adlarının her pazardaki yazımı.
Sözlük çevirmene verilen ilk belge olmalıdır. Yeni bir çevirmenle çalışıldığında ya da yeni bir dil eklendiğinde aynı tutarlılık baştan korunur.
Sözlüğü hazırlarken çevirmenle birlikte çalışmak da önemlidir. Sizin için açık olan bir sektör terimi, hedef pazarda farklı bir kelimeyle bilinebilir ya da hiç kullanılmıyor olabilir. Çevirmen sözlükteki bir karşılığa itiraz ediyorsa bunu bir sorun olarak değil, pazara dair değerli bir bilgi olarak görün ve sözlüğü güncelleyin. Sözlüğün tek bir yerde durması ve herkesin aynı sürüme bakması, eski karşılıkların sessizce geri dönmesini önler.
Ürün verisini dilden bağımsız kurmak
Çok dilli mağazalarda en çok iş çıkaran hata, özelliklerin serbest metin olarak yazılmasıdır. Ürün açıklamasının içine “Renk: lacivert, Ölçü: büyük” diye yazılan bilgi her dilde ayrı ayrı çevrilir, filtrelenemez ve bir değişiklik olduğunda tüm dillerde tek tek düzeltilmesi gerekir.
Daha sağlıklı yol, renk, ölçü, malzeme gibi bilgileri ürünün yapılandırılmış özellikleri olarak tutmak ve yalnızca bu değerlerin adlarını dillere çevirmektir. “Lacivert” değeri bir kez her dile çevrildiğinde, o rengi taşıyan bütün ürünler bütün dillerde doğru görünür. Filtreler de buradan beslendiği için her dilde aynı şekilde çalışır. Açıklama metni ise ürünü anlatmaya, kullanım biçimine ve faydasına ayrılır.
Pazara göre anlatım
Aynı ürün farklı pazarlarda farklı bir soruya cevap verir. Bir pazarda müşteri ürünün nerede ve nasıl üretildiğini merak ederken bir başkasında bakım talimatına ya da uyumluluk bilgisine bakar. Hedef pazardaki müşteri sorularını, oradaki rakiplerin ürün sayfalarını ve gelen e-postalardaki soruları incelemek, açıklamada neyin öne çıkması gerektiğini gösterir.
Bu her ürün için ayrı bir metin yazmak anlamına gelmez. Çoğu zaman ortak bir açıklamanın üstüne, pazara özel bir iki cümle ya da farklı sıralanmış bir özellik listesi eklemek yeterlidir. Önemli olan, çevirmenden yalnızca metni aktarmasını değil, hedef pazarda neyin önemli olduğuna dair görüşünü de istemektir.
Müşteri yorumları ve sorular da bu açıdan değerli bir kaynaktır. Hedef pazardan gelen ilk siparişlerde müşterilerin hangi bilgiyi sorduğunu not etmek, açıklamaların hangi noktada eksik kaldığını gösterir. Aynı soru birkaç kez geldiyse cevabı açıklamaya ya da sık sorulan sorular bölümüne eklemek, hem müşteri hizmetlerinin yükünü azaltır hem de karar vermeyi hızlandırır.
Görseller ve görseldeki yazılar
Banner’larda, kampanya görsellerinde ve ürün fotoğraflarının üstüne yazılmış etiketlerde yer alan metinler çeviride en çok atlanan içeriktir. Görsele gömülü bir yazı ne arama motorlarınca okunur ne de dil değiştiğinde değişir. Mümkün olduğunca metni görselin üstüne değil, sayfada görselin yanına ya da üstüne ayrı bir katman olarak yerleştirmek bu sorunu ortadan kaldırır.
Görselin kendisi de pazara göre değerlendirilmelidir: kullanım ortamını gösteren fotoğraflar, mevsim farkları ya da kültürel olarak yadırganabilecek ayrıntılar hedef pazarın gözüyle bir kez gözden geçirilmelidir. Görsellerin alt metinleri de her dilde ayrıca yazılır.
Yeni ürün geldiğinde ne olacak?
Çok dilli mağazanın asıl sınavı yayına çıktıktan sonra başlar. Yeni bir ürün Türkçe olarak eklendiğinde diğer dillerde ne görünecek? Burada verilmesi gereken bir karar vardır:
- Çevirisi tamamlanmayan ürün o dilde hiç yayınlanmaz,
- Ürün yayınlanır ama eksik alanlar ana dilde gösterilir,
- Ürün yalnızca belirli pazarlarda satışa açılır.
Hangisinin seçileceği ürününüze ve satış hızınıza bağlıdır; ama kararın bilinçli verilmesi ve panelde hangi ürünün hangi dilde eksik olduğunun görülebilmesi gerekir. Aksi halde eksik çeviriler ancak bir müşteri sorduğunda fark edilir.
Yasal metinler ve müşteri iletişimi
Satış sözleşmesi, gizlilik, iade ve teslimat koşulları gibi metinler sıradan çeviri değildir; hedef pazarın kurallarına uygun olup olmadıklarını o alanda uzman bir hukukçunun değerlendirmesi gerekir. Hangi metnin hangi pazarda zorunlu olduğunu ve içeriğini güncel olarak hukuk danışmanınızdan doğrulayın.
Sipariş onayı, kargo bildirimi ve şifre sıfırlama gibi otomatik e-postalar ise müşterinin sitede seçtiği dilde gitmelidir. Müşteri hizmetlerinin hangi dillerde cevap verebildiği de içerik planının parçasıdır: Sitede sunulan her dilde en azından temel sorulara yazılı cevap verilebilmelidir.
Her dilin kendi adresi ve başlıkları
İçerik ne kadar iyi olursa olsun, hedef pazarda aranınca bulunmadıkça müşteriye ulaşmaz. Her dil sürümünün kendi sayfa adresi, kendi sayfa başlığı ve açıklaması olmalıdır; ürün adresindeki kelimeler de o dilde yazılmalıdır. Dil sürümlerinin birbirine bağlı olduğunu arama motorlarına bildiren işaretlemeler, sayfaların kopya sayılmasını önler ve ziyaretçinin doğru dildeki sayfaya ulaşmasını sağlar. Bu kısım yazılımın işidir; içerik ekibinin görevi, her dilde başlık ve açıklama alanlarını boş bırakmamaktır.
Bunny Soft çok dilli mağazayı nasıl kuruyor?
Önce hangi ülkelere, hangi ürünlerle ve hangi dillerde satış yapacağınızı birlikte netleştiriyoruz. Ardından mağazaya dil ve para birimi desteğini ekliyor; ürünlerinizi, kategorilerinizi ve kurumsal sayfalarınızı her dilin kendi adresiyle yayınlanacak şekilde hazırlıyoruz. Sayfa başlıklarını, açıklamaları ve adres yapısını her ülkenin arama alışkanlıklarına göre kuruyor, dil sürümlerini arama motorlarına doğru işaretliyoruz.
Metinlerin çevirisi sizden ya da çalıştığınız çevirmenden gelir; biz bunları yerleştirip yayına alıyoruz. Yeni bir dil eklemek ayrı bir geliştirme gerektirmez. Yayından önce farklı ülkelerden sipariş, ödeme ve kargo senaryolarını deniyoruz; yurt içi ve yurt dışı siparişleriniz, stok ve faturalarınız aynı panelde kalır.
Mağazanızı hedef pazarlarınızın diline ve para birimine hazırlamak için e-ihracat sayfamıza göz atabilirsiniz.



